Nükleer Güç Santrallarının Kurulmasına İlişkin Hukuki Esaslar 2012
Nükleer Güç Santrallarının Kurulmasına İlişkin Hukuki Esaslar 2012
Eyüp ÖZDEMİR
Sayfa Sayısı
:
203
Kitap Ölçüleri
:
16x23 cm
Basım Yılı
:
2012
ISBN NO
:
9786054687473
GİRİŞ Nükleer kelimesi, İngilizce nücleus adının sıfatlaşmış halidir. Nük¬leer, çekirdeksel, çekirdek ile ilgili anlamına gelmektedir. Dolayısıyla nükleer enerji de benzer şekilde, atomik enerji, çekirdek enerjisi şeklinde ifade edilebilir1. Türkiye Atom Enerjisi Kurumu\′nun internet sitesinde \"Nükleer Enerji Nedir?\" sorusu teknik bakımdan şöyle cevaplandırılmaktadır: \"Atom çekirdeklerinin parçalanması sonucunda büyük bir enerji açığa çıkmaktadır. Ağır atom çekirdeklerinin nötronlarla bombardımanı sonucunda bu çekirdeklerin parçalanması sağlanabilir; bu tepkimeye \"fisyon\" adı verilmektedir. Her bir parçalanma tepkimesi sonucunda açığa fisyon ürünleri, enerji ve 2-3 adet de nötron çıkmaktadır. Uygun şekilde tasarlanan bir sistemde tepkime sonucu açığa çıkan nötronlar da kullanılarak parçalanma tepkimesinin sürekliliği sağlanabilir (zincirleme tepkime). Bunun haricinde hafif atom çekirdeklerinin birleşme tepkime¬leri de büyük bir enerjinin açığa çıkmasına sebep olmaktadır. Bu birleşme tepkimesine \"füzyon\" adı verilmektedir. Bu tepkimenin sağlanabilmesi için atom çekirdeğinde bulunan artı yüklerin birbirini itmesinden kay¬naklanan kuvvetin yenilmesi gereklidir. Bu nedenle çok yüksek sıcaklığa çıkılan sistemler kullanılmaktadır. Çok yüksek sıcaklıkta yüksek enerjiye ulaşan atom çekirdeklerinin çarpışması ile füzyon tepkimesi sağlanabilmektedir. Fisyon ve füzyon tepkimeleri ile elde edilen enerjiye \"çekirdek enerjisi\" veya \"nükleer enerji\" adı verilmektedir\"2. Nötronun1 1932 de Sir James Chadwick tarafından keşfinden sonra II. Dünya Savaşı\′nın da etkisiyle nükleer bilim hızlı bir şekilde gelişmiştir. 1939\′da atomun bölünmesi (fisyon) ile enerjinin açığa çıktığı keşfedil¬miştir. Bu olaydan daha sonra 1943\′te ilk kontrol edilebilen zincirleme reaksiyon, 1945\′te ilk atom silahı ve 1951\′de nükleer enerji kullanılarak ilk elektrik üretimi gerçekleşmiştir. Böylece nükleer enerji 20 yıl gibi bir süreçte temel prensiplerden pratik uygulama aşamasına gelmiştir4. Nükleer enerji, üretiminde daha 50 yılım tamamlamamış yeni bir kaynaktır. Bu enerjinin barışçıl amaçlı kullanımı 1930\′lu yıllara dayan¬masına karşılık deneysel anlamda ilk reaktör 1942 yılında Enrico Fermi tarafından Chicago Üniversitesi bahçesindeki tesiste gerçekleştirilmiştir. Nükleer enerjinin kullanımı yeni, teknolojik gelişimi çok hızlıdır. Bu enerjinin pek çok kullanım alanları vardır. Bunlardan en önemlisi elektrik üretimidir. Bundan başka, nükleer enerji tıpta, endüstride ve silah sanayi¬inde (kıtalar arası balistik füzeler gibi) önemli ölçüde kullanılmaktadır5. ABD\′de elektrik üretimi için ilk kullanımını takiben, nükleer enerji, İngiltere\′de 1953\′te, Rusya\′da 1954\′te, Fransa\′da 1956\′da ve Almanya\′da 1961\′de elektrik üretiminde kullanılmaya başlanmıştır. 1960\′larda on ülke ve bunu takiben 1970\′lerde on ülke daha nükleere dayalı elektrik üretimine başlamıştır. 1970\′lerin başındaki petrol krizi nükleer güç santrallerine talebi artırmış ve bu santrallerin kurulma dalgasını başlatmıştır. Sonraki on yılda dünya ekonomisindeki yavaşlama ve fosil yakıt fiyatlarındaki düşüş, nükleer enerji talebindeki büyümeyi kısıtlamıştır. Bunun yanı sıra ABD\′deki \"Üç Mil Adası\" (1979) ve Rusya\′daki \"Çer-nobil\" (1986) kazalarının etkisi ile nükleer tesislerin güvenliği hakkında kamuoyunda ciddi endişeler oluşmuştur. Bütün bu faktörler 1990\′larda nükleer enerjinin gelişmesinde yavaşlamaya sebep olmuştur6. Dünyada işletmedeki nükleer reaktör sayısı Nisan 2010 tarihi itiba¬riyle 438 adet, toplam kurulu kapasite 372.006 GWe olup dünya elektrik üretiminin yaklaşık % 14\′ünü karşılamaktadır. Bu tarih itibariyle 57 adet nükleer reaktör inşa halindedir. Gelecekte nükleer enerjinin durumu; enerji talebindeki artış, fosil yakıtlarla ekonomik rekabet, çevresel du¬yarlılıklar ve kamuoyu tutumu ve algısına ilişkin konular olmak üzere bu dört etmenin birbiriyle ilişkisine bağlıdır. Bu etmenlerin istenen biçimde çözümlenmesine ve teknolojik gelişmelere bağlı olarak, hidrojen üretimi, deniz suyundan tatlı su üretimi ve tıbbi amaçlara yönelik kapsamlı rad¬yoizotop üretimi dâhil olmak üzere nükleer enerjinin yeni ve çok sayıda uygulaması gündeme gelebilecektir7. Nükleer enerjinin dünya elektrik enerjisi üretimindeki yıllık payı 20 yıldır değişmemiş ve en fazla % 16-17 değerinde kalmıştır. Doktrinde, dünya elektrik üretimi iki katı civarında artarken bu oranın değişmemesi-nin, nükleer enerji üretiminde artışın ve dünya çapındaki öneminin kesin göstergelerinden birisi olduğu iddia edilmektedir8. Ülkemizde ise nükleer enerji elde etme çalışmalarını 1955 yılına ka¬dar geriye götürmek mümkündür. 1956 yılında Başbakanlığa bağlı Atom Enerjisi Komisyonu kurulmuş, bunu 1961 yılında Büyükçekmece\′de Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezinde 1 MW gücünde araştırma re¬aktörünün işletmeye açılması izlemiştir9. Nükleer santrallerle ilgili ilk etütler 1967-70 yılları arasında ya¬pılmıştır. TEK\′e bağlı olarak kurulan Nükleer Enerji Dairesi 1972\′de çalışmaya başlamıştır. II. Beş Yıllık Kalkınma Planında, 1977 yılında işletmeye alınmak üzere 300-400 MW gücünde bir nükleer santral ku¬rulması öngörülmüş, ancak yer seçiminde karşılaşılan güçlükler ve diğer gelişmeler nedeniyle proje gerçekleşmemiştir. Ardından 1983 yılında işletmeye alınmak üzere 600 MW bir santral planlanmış ve kuruluş yen olarak Akkuyu belirlenmiştir. Ancak firmalarla yapılan görüşmeler karara bağlanamamıştır. 1980\′de ikinci santral yeri olarak Sinop\′un Inceburun mevkii seçilmiş ve ön araştırma yapılmıştır, ancak çeşitli nedenlerle çalışmalar durdurulmuştur. 1983 yılında Akkuyu ve Sinop için teklifler alınmış, Kanada firmasına Akkuyu\′da 634 MW, Almanya firmasına Akkuyu\′da 990 MW, ABD firmasına Sinop\′ta 1185 MW gücünde bir veya iki nükleer santral kurmak üzere niyet mektupları verilmiş, ancak firma¬larla görüşmeler tamamlanamamıştır. Ardından, 1986\′da meydana gelen Çernobil kazasının neden olduğu olumsuz ortamdan dolayı çalışmalar askıya alınmıştır. TEK Nükleer Santraller Dairesi kapatılmış ve 1989 yı¬lında Arjantin\′le başlatılan ortak projeden de hukuki, mali ve teknolojik nedenlerle 1991 başlarında vazgeçilmiştir. Ekim 1992\′de TEK, dünyada¬ki belli başlı nükleer santral imalatçısı firmalara bir mektup yazarak, 2002 yılında devreye girecek şekilde 1.000 MW gücünde bir veya iki üniteli nükleer santralin kurulması için teknik ve mali konularda bilgi istemiştir. Akkuyu nükleer santral projesi, Ocak 1993\′te Resmi Gazete\′de yayımla¬narak tekrar yatırım programına alınmıştır. 17 Aralık 1996\′da uluslararası ihaleye çıkılmış ve 15 Ekim 1997\′de teklifler alınmıştır. Kararın açıklan¬ması çeşitli nedenlerle 8 kez ertelendikten sonra, 25 Temmuz 2000\′de Bakanlar Kurulu Kararı ile ihale iptal edilmiş ve ikinci defa kurulmuş olan Nükleer Santraller Dairesi tekrar kapatılmıştır10. Ancak nükleer enerji teknolojileri, ülkemizin araştırma ve geliştir¬meye daha fazla kaynak aktarılması yönündeki politikası doğrultusunda belirlenen temel öncelikli alanlardan birisidir. Nükleer enerji teknolojile¬ri geliştirmeyi ve enerji üretebilecek tesisleri yerli olanaklarla tasarımlayarak önümüzdeki on yıl içerisinde işletmeye almayı hedefleyen \"Ulusal Nükleer Teknoloji Geliştirme Programı\" TAEK tarafından hazırlanmış, Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu\′nun 7 Mart 2007 tarihli toplantısında da uygulamaya başlanmasına karar verilmiştir. Bu Program ile: a) Nük¬leer güç santrallerine yönelik AR-GE altyapısını oluşturmak; b) Nükleer reaktör ve yakıt teknolojileri konusunda çalışmalar yapmak; c) Ulusal nükleer teknoloji altyapısını geliştirmek hedeflenmiştir\". Bu hedeflere paralel bir şekilde, 5710 sayılı \"Nükleer Güç Sant-rallarının Kurulması ve İşletilmesi İle Enerji Satışına İlişkin Kanun\" 21.11.2007 tarihli ve 26707 sayılı Resmi Gazete\′de yayımlanarak yürür¬lüğe girmiştir12. Ayrıca, \"Türkiye Cumhuriyeti İle Rusya Federasyonu Hükümeti Arasında Türkiye Cumhuriyetinde Akkuyu Sahası\′nda Bir Nükleer Güç Santralinin Tesisine ve İşletimine Dair İşbirliğine İlişkin Anlaşma\" 12 Mayıs 2010 tarihinde imzalanmış ve 21.07.2010 tarihli Resmi Gazete\′de yayımlanan 15.07.2011 tarih ve 6007 sayılı Kanunla onaylanması TBMM\′ce uygun bulunmuştur. Akkuyu Santralının inşasına ilişkin süreç devam etmektedir. Hal böyle olmakla birlikte, nükleer enerjinin avantajları ve dezavan¬tajları doktrinde ve kamuoyunda halen tartışılmaktadır. Doktrinde nükleer enerjinin, yüksek ilk yatırım maliyetine karşılık düşük üretim maliyeti olan, yakıt fiyatlarındaki değişimlere duyarsız ka¬labilen ancak atık yönetimiyle maliyet oluşturan, ekonomik ömrü uzun olan güvenilir düzeyde üretim yapabilen ve başarılı bir yönetimle çevre dostu olan bir enerji olduğu iddia edilmektedir13. Bu bağlamda günümüzde alternatif enerji kaynaklan denilince ilk akla gelenin nükleer enerji olduğu belirtilmektedir. Buna göre nükleer enerji tercihinde bulunan ülkelerin gerekçeleri şöyle sıralanmaktadır: 1. Termik santralle karşılaştırılacak olursa atmosfere karbondioksit salmaz. 2. Çevreyi kirletmez. 3. Nükleer enerji üreten ülke doğal uranyum ve toryum yatakları¬ nı nükleer yakıt olarak kullanabiliyorsa kaynak bakımından dış ülkelere bağımlı olmaz. 4. Yeni bir teknolojinin ülkeyi her yönden (teknolojik; kültürel, ekonomik, v.d.) zenginleştireceği düşünülmektedir. 5. Ülkenin nitelikli personel potansiyelini arttırır. 6. Üretim birim fiyatı termik santrallerininkinden daha ucuza mal olan güçlü bir ekonomik olanak sağlar14. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı\′na (ETKB) göre ise; dünya genelinde ve ülkemizde nükleer enerjinin, elektrik üretiminde tercih edilmesindeki nedenler aşağıdaki şekilde sıralanmaktadır: 1. Nükleer santraller, yenilenebilir enerji kaynaklı santraller gibi dış koşullara (iklim koşullarına), kömür santralleri gibi yakıtın kalitesine, petrol ve doğalgaz santralleri gibi rezerv miktarına bağlı olmadığı için elektrik üretiminde süreklilik arz eder. 2. Nükleer enerji üretim zinciri, tümüyle ele alındığında sera gazı salımı konusunda en temiz seçenektir. Günümüzde nükleer santraller, elektrik sektöründen kaynaklanan sera gazı salımında yıllık olarak yaklaşık azalmaya sebep olmaktadır. 3. 1 kilogram uranyumdan elde edilen enerji için, 3.000.000 kilogram (3000 ton, 25 adet ağır yük tren vagonu) kömür veya 2.700.000 litre (2700 metreküp, 135 adet büyük boy akaryakıt tankeri) petrol gerekmektedir. Bu kadar az miktarda uranyum kaynağından yüksek miktarda enerji üretildiğinden nükleer santrallerin atık miktarı da bu oranda fosil yakıtlardan çok daha azdır. 4. Kullanılmış nükleer yakıtlar yeniden işlenerek (reprocessing) enerji üretimi için kullanılabilirler. Radyoaktif fisyon ürünle¬ rinin %3\′ü ve ağır elementler, kullanılmış yakıttan ayrıştırılıp camlaştırılarak canlı yaşamından izole edilmiş şekilde güvenli ve sürekli depolanabilmektedir. Plütonyum ve uranyumu ih¬ tiva eden geriye kalan % 97\′sinden ise yeni yakıt elementleri üretilebilmektedir. 5. Nükleer enerjiden elde edilecek enerji, ülke enerji üretim port¬ föyüne çeşitlilik getirir1516. Nükleer enerjinin dezavantajları veya nükleer enerjiye yöneltilen eleştiriler ise politik konulardan ekonomi ve çevre sorunlarına kadar uzanmaktadır. Bu sakıncalar beş başlık altında şöyle sıralanmaktadır: 1. Güvenlik: Başta ABD\′deki \"Üç Mil Adası Santrali\" ve \"Çerno- bil\" olmak üzere, nükleer santrallerde meydana gelen kaza ve sızıntılar kamuoyu tepkisine yol açmakta ve olası bir kazanın yol açtığı maliyetler yatırımın riskini arttırmaktadır. Ancak yeni güvenlik önlemleri ve üçüncü kuşak reaktörlerin güvenlik sorunlarını en aza indirdiği belirtilmektedir. 2. Nükleer yakıt: Dünyadaki nükleer reaktörlere yakıt sağlayan uranyum rezervleri sınırlı kaynaklar arasında yer almaktadır. Sınırlı bir maden olan uranyuma olan talebin artması bir fiyat riski de ortaya çıkarmaktadır. Uranyum madenciliğinin yarattı¬ ğı çevre riskleri de sorgulanmaktadır. Buna karşın, kullanılmış yakıtlardan uranyum elde edilebilmektedir. Bu teknolojiye ise çevresel eleştiriler sürmektedir. 3. Nükleer Silahlanma: Nükleer enerjinin askeri ve sivil amaçlı kullanımı arasındaki yakınlık sorgulanmaktadır. Nükleer reak¬ törlerin terörist ataklar karşısında nasıl korunacağı da tartışıl¬ maktadır. 4. Ekonomi: Nükleer enerjinin ne kadar ekonomik olduğu da tar¬ tışılmaktadır. Uzayan inşa süreleri ciddi ekonomik problemler doğurabilmektedir. Atık ve söküm konulan gibi çözümünde belirsizlik olan sorunların maliyet hesaplarına katılıp katılma¬ dığı da sorgulanmaktadır. 5. İklim değişikliği: Yenilenebilir enerji potansiyeli kullanılmadan nükleer enerjinin iklim değişikliğine karşı ön plana çıkarılması da eleştirilmektedir. Nükleer enerjiye yapılan yatırımın yenilenebilir enerjinin önünü kestiği ve nükleer santrallerin sanıldığı kadar \′karbonsuz\′ bir teknoloji olmadığı öne sürülmektedir.17 Yukarıda çok kısa bir şekilde nükleer enerjiye ilişkin özet bilgi veril¬mekle birlikte, bu çalışma kapsamında, nükleer enerjinin teknik boyutu ile avantajları ve dezavantajları tartışılarak bir kanaat belirtilmeyecek18, sadece, Türk hukukunda nükleer santralların kuruluşuna ilişkin hukuki esaslar incelenecektir. İlk bölümde, 5710 sayılı \"Nükleer Güç Santrallarının Kurulması ve İşletilmesi İle Enerji Satışına İlişkin Kanun\" hükümlerine göre nükleer santral kuracak şirketin belirlenmesine ilişkin düzenlemeler ve milletle¬rarası andlaşmalarla19 nükleer güç santralı kuracak şirketin belirlenmesi yöntemi incelenecektir. İkinci bölümde ise, önce doktrinde kamu hizmeti ve kolluk kap¬samında lisans ve ruhsatla ilgili açıklamalara yer verilecek, ardından nükleer güç santrallarının Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu ile Türkiye Atom Enerjisi Kurumu\′ndan (TAEK) alması gereken lisanslar, nükleer güç santrallarına ilişkin çevresel etki değerlendirmesi süreci ve 5710 sayılı Kanun ile ilgili mevzuatı kapsamında bu santrallara uygulanacak teşvikler incelenecektir. İÇİNDEKİLER Birinci Bölüm NÜKLEER GÜÇ SANTRALI KURACAK ŞİRKETİN BELİRLENMESİ A. 5710 sayılı Nükleer Güç Santrallarının Kurulması ve İşletilmesi İle Enerji Satışına İlişkin Kanuna Göre Nükleer Güç Santralı Kuracak Şirketin Belirlenmesi 12 1. Nükleer Güç Santralı Kuracak Kamu Şirketlerinin Belirlenmesi 13 2. Nükleer Güç Santralı Kuracak Kamuya Ait Olmayan Şirketin Belirlenmesi 16 2.1. Nükleer Güç Santrali Kurarak Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt Anonim Şirketi İle Elektrik Satışı Sözleşmesi İmzalayacak Kamuya Ait Olmayan Şirketin Belirlenmesi 17 2.1.1. TETAŞla Sözleşme İmzalamayı Talep Eden Nükleer Güç Santralı Kuracak Şirketin Yarışma Sürecinin (Seçim) Başlatılması 19 2.1.2. Yarışma İlanı 20 a. Yarışma İlanının Hukuki Niteliği 21 b. Yarışma İlanının İçeriği 24 c. Yarışma İlanının Yayımlanması 27 d. Yarışma İlanına Karşı Başvurulabilecek Hukuki Yollar 28 2.1.3. Yarışma Şartnamesi 30 a. Şartnamenin Anlamı ve Hukuki Niteliği 30 b. Yarışma Şartnamesinin Hazırlanması ve Şartnamede Bulunması Zorunlu Hususlar 31 c. Yarışma Şartnamesinde Yer Alan Hususların Açıklanması 33 d. Yarışma Şartnamesine Karşı Başvurulabilecek Hukuki Yollar 33 2.1.4. Sözleşme Taslağı 34 2.1.5. Yarışma Dokümanında Değişiklik Yapılması 34 2.1.6. Yarışma Komisyonu Kurulması 36 2.1.7. Teklif Verme Süreci ve Yarışmanın Karara Bağlanması 37 a. Teklif Mektuplarının İçeriği 37 b. Tekliflerin Alınması ve Açılması 38 c. Tekliflerin Değerlendirilmesi .39 aa. Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Ölçütlerine Göre Yapılacak Değerlendirme 40 aaa. Nükleer Santral Kurup İşletecek Şirketlerin Karşılaması Gereken Ölçütlerin Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Tarafından Belirlenmesi Yetkisinin, İdarenin Düzenleme Yetkisi Bakımından Anayasaya Uygun Olup Olmadığı Sorunu 40 bbb. Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Tarafından Belirlenen, Nükleer Santral Kurup İşletecek Şirketlerin Karşılaması Gereken Ölçütler 47 bb. TAEK Ölçütlerine Göre Yapılacak Değerlendirmenin Sonucu 54 d. Yarışmanın Karara Bağlanması ve Onaylanması 55 2.1.8. Yarışma Sonunda Belirlenen, Kamuya Ait Olmayan Şirket ile TETAŞ Arasında İmzalanacak Elektrik Satışına İlişkin Sözleşmenin Hukuki Niteliği 57 2.1.9. Enerji Satışına İlişkin Sözleşmenin Hukuki Sonuçları 61 2.1.10. Elektrik Satışına İlişkin Sözleşmeden Kaynaklanan Uyuşmazlıkların Görüleceği Yargı Düzeni 62 2.2. TETAŞla ESA İmzalamayı Talep Etmeyen ve Kamuya Ait Olmayan Şirketin Nükleer Santral Yapımı 62 B. Milletlerarası Andlaşmalarla Nükleer Güç Santralı Kuracak Şirketin Belirlenmesi 63 1. Türk Hukukuna Göre Milletlerarası Andlaşmaların Hukuki Değeri 68 1.1. Temel Hak ve Özgürlüklerle İlgili Olmayan Milletlerarası Andlaşmaların İç Hukuktaki Yeri 69 1.2. Temel Hak ve Özgürlüklerle İlgili Milletlerarası Andlaşmaların İç Hukuktaki Yeri 74 2. Türkiye Cumhuriyeti İle Rusya Federasyonu Hükümeti Arasında Türkiye Cumhuriyetinde Akkuyu Sahasında Bir Nükleer Güç Santralinin Tesisine ve İşletimine Dair İşbirliğine İlişkin Anlaşmanın Türk Hukuk Düzenindeki Yeri 76 3. 5710 sayılı Nükeer Güç Santrallarının Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışına ilişkin Kanun Hükümleri Karşısında Milletlerarası Andlaşmalarla Nükleer Güç Santrali Kuracak Şirketin Belirlenip Belirlenemeyeceği 76 4. Akkuyu Andlaşmasının Uygulanmasında Yetkili Makamlar 79 5. Türkiye Cumhuriyeti İle Rusya Federasyonu Hükümeti Arasında Türkiye Cumhuriyetinde Akkuyu Sahasında Bir Nükleer Güç Santralinin Tesisine ve İşletimine Dair İşbirliğine İlişkin Anlaşmaya Göre Nükleer Güç Santrali Kuracak Şirket 79 6. Akkuyu Andlaşmasına Göre ESA 83 İkinci Bölüm LİSANSLAR VE TEŞVİKLER A. Lisanslar 87 1. İdare Hukukunda Lisans (Ruhsat) Kavramı ve Hukuki Esasları 89 1.1. Kamu Hizmetinin Görülüş Usulü Olarak Ruhsat Yöntemi 90 1.1.1. Kamu Hizmeti ve Görülüş Usulleri 90 1.1.2. Ruhsat Yönteminin Tâbi Olduğu Hukuki Esaslar 94 1.1.3. Ruhsatın Hukuki Niteliği ve Yargısal Denetimi 96 1.2. Kolluk Faaliyeti Alanında Ruhsat Usulü 100 1.2.1. Kolluk Faaliyeti 100 1.2.2. Kolluk Usulü Olarak Ruhsatın Anlamı ve Hukuki Esasları 103 2. Nükleer Güç Santrallarının Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan Alması Gereken Üretim Lisansına İlişkin Hukuki Esaslar 105 2.1. Elektrik Üretim Lisansına Konu Faaliyetin Hukuki Niteliği ve Yürütülüş Biçimi 107 2.2. Üretim Lisansı Kapsamında Yürütülebilecek Faaliyetler 117 2.3. Üretim Lisansı Alabilecek Olanlar 118 2.4. Üretim Lisansı Başvurusu 119 2.5. Lisans Başvurularının İnceleme ve Değerlendirmeye Alınması 123 2.6. Üretim Lisansı Başvurusunun İncelenmesi ve Değerlendirilmesi 124 2.7. Üretim Lisansı Başvurusunun Sonuçlandırılması 126 2.8. Üretim Lisansı Genel Hükümleri 130 2.9. Üretim Lisansının Tadil Edilmesi 133 2.10. Üretim Lisansının Yenilenmesi 135 2.11. Üretim Lisansının Sona Ermesi 136 2.12. Üretim Lisansının İptali 138 3. Nükleer Güç Santrallarının Türkiye Atom Enerjisi Kurumundan Alması Gereken Lisanslar 142 3.1. Türkiye Atom Enerjisi Kurumu 142 3.1.1. Türkiye Atom Enerjisi Kurumunun Görevleri 144 3.1.2. Türkiye Atom Enerjisi Kurumunun Başkanı 147 3.1.3. Türkiye Atom Enerjisi Kurumunun Organları 148 a. Atom Enerjisi Komisyonu 148 b. Danışma Kurulu 150 c. İhtisas Daireleri 151 d. Bağlı Kuruluşlar 152 3.2. Lisanslar 154 3.2.1. Yer Lisansı 163 3.2.2. İnşaat Lisansı 165 3.2.3. İşletme Lisansı 168 a. Hizmete Sokma İzni 169 b. Yakıt Yükleme ve Deneme İşlemlerine Başlama İzni 169 c. Tam Güçte Çalışma İzni ve İşletme Lisansı 171 3.3. Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Tarafından Verilen Lisansların İptali 173 4. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı 173 5. Lisans İşlemlerinin ve ÇED Kararının Yargısal Denetimi 179 B. Teşvikler 183 1. Altyapıya Yönelik Teşvikler 184 1.1. Altyapıya Yönelik Teşviklerden Yararlanabilecek Olanlar 185 1.2. Altyapıya Yönelik Teşvikler Kapsamındaki Taşınmazların Hukuki Niteliği 186 2. Yer Tahsisi 191 2.1. NGS Yönetmeliğine Göre TETAŞla Sözleşme İmzalayacak Şirkete Yer Tahsisi 192 2.2. Akkuyu Andlaşmasına Göre Arazi Tahsisi 192 3. İdari Yardımlar 193 SONUÇ 195 KAYNAKÇA 197

Kargo Gönderim Saatleri;


© Copyright 2026
Sitemizde yayınlanan görsel ve yazılı